Ejderha Dövmeli Kız. Stieg Larsson isimli İsveçli bir yazardı bu kitabı yazan. (İkea, H&M, The Girl With the Dragon Tatoo? Sanırım İsveç dünyamı yönetiyor.) Çoğu büyük sanatçı gibi hayattayken Larsson'ın da değeri bilinmemiş. Ama ölmeden öncede yazdığı Milenyum Üçlemesi'yle yıllardır dillerden düşmüyor. Hatta Larsson'ın dördüncü bir kitap daha yazdığı da iddia ediliyor. Umarım doğrudur söylentiler. Çünkü Larsson okumaktan çok keyif aldığım yazarlardan bir tanesi. Gündelik hayatta muhtemelen tanışamayacağınız karakterleri alıp, gündelik hayatta yaşanmayacak olayları anlatıp yine de hepsini sizin gündelik hayatınıza katan, doğal ve tanıdık hissettirebilen, inanılmaz bir yazar bana kalırsa o.
Şimdi biraz da kitaptan bahsedeyim. Kitaba ismini veren karakter. Lisbeth Salender. Kitabın kahramanı da diyebilirdik sanırım eğer Lisbeth yapı olarak tam bir anti-kahraman olmasaydı. Kısacık siyah saçları, piercing, dövme ve küpelerle dolu incecik vücuduyla o asla kahramancılık oynayacak bir tip değil. Ama onu dünyanın en iyi hackerlarından biri yapan kusursuz zekası ve biraz da hayatın cilvesi sanırım onun kitabın diğer karakteri Mikael Blomkvist'le tanışıp, biraz garip ama ilginç şekilde uyumlu bir çift olmasını sağlıyor. Mikael Blomkvist ise bir gazeteci. Kurduğu dergi Millenium'dan bazı sebeplerden ötürü istifa etmesi gerekiyor. Daha sonra da zengin bir fabrikacı olan Hans-Erik Wennerström'ün isteği üzerine Wennerström'ün 40 önce kaybolmuş yeğenini aramaya başlıyor. Tabii Lisbeth ile beraber.
Kitabın orijinal ismi "Men Who Hate Women" ve yaklaşık 650 sayfa. Ama öyle dalıyorsunuz kitaba, kafanızdan teoriler üretmeye başlıyorsunuz. Gerçeği bulana kadar da kitabı bırakmıyorsunuz. Kitabı okuduğum dönemde bir gün evde unutmuştum ve bütün gün deliye dönmüştüm. Bu kadar bağımlılık yapıyor yani. :) Yine de uyarayım, herkese göre değil kitap. Çok ağır şiddet sahneleri var.
Kitabın 2009 İsveç yapımı bir filmi var. Başrollerini Naomi Rapace ve Michael Nyqvist paylaşıyor. Bir de Amerikan versiyonu vizyona girmek üzere. Onun da başrollerinde Rooney Mara ve Daniel Craig var. İki filmi de henüz izlemedim o yüzden bir yorum yapamacağım. İşte fragmanları, bir de siz bakın.
Yazarla ilgili söylemek istediğim son bir şey var. Geçen günlerde çok sevdiğim sitelerden birinde karşılaştım bununla. Larsson'ın ölmeden önce sevgilisine yazdığı veda mektubu. Umarım siz de benim kadar beğenirsiniz.
"Eva, my love,
It’s over. One way or another, everything comes to an end. It’s all over some day. That’s perhaps one of the most fascinating truths we know about the entire universe. The stars die, the galaxies die, the planets die. And people die too. I’ve never been a believer, but the day I became interested in astronomy, I think I put aside all that was left of my fear of death. I’d realized that in comparison to the universe, a human being, a single human being, me … is infinitely small. Well, I’m not writing this letter to deliver a profound religious or philosophical lecture. I’m writing to tell you “farewell.” I was just talking to you on the phone. I can still hear the sound of your voice. I imagine you, before my eyes … a beautiful image, a lovely memory I will keep until the end. At this very moment, reading this letter, you know that I am dead. There are things that I want you to know. As I leave for Africa, I’m aware of what’s waiting for me. I even have the feeling that this trip could bring about my death, but it’s something that I have to experience, in spite of everything. I wasn’t born to sit in an armchair. I’m not like that. Correction: I wasn’t like that … I’m not going to Africa just as a journalist, I’m going above all on a political mission, and that’s why I think this trip might lead to my death. This is the first time I’ve written to you knowing exactly what to say: I love you, I love you, love you, love you. I want you to know that. I want you to know that I love you more than I’ve ever loved anyone. I want you to know I mean that seriously. I want you to remember me but not grieve for me. If I truly mean something to you, and I know that I do, you will probably suffer when you learn I am dead. But if I really mean something to you, don’t suffer, I don’t want that. Don’t forget me, but go on living. Live your life. Pain will fade with time, even if that’s hard to imagine right now. Live in peace, my dearest love; live, love, hate, and keep fighting. …
I had a lot of faults, I know, but some good qualities as well, I hope. But you, Eva, you inspired such love in me that I was never able to express it to you."
















