Kasım bazıları için diğerlerinden farklı bir aydır. Bazıları Cadılar bayramını kutlar. Amerikalılar Şükran günlerinde tıka basa yiyerek şükran duydukları şeyleri dile getirirler. 10 Kasım'da bütün Türkiye Atatürk'ü anar. Bazıları için Kasım sadece havanın soğumaya başladığı turuncu bir aydır. Nelson Moss için hayatını ve kendisi değiştiren kadınla tanıştığı aydır. Sara Deever için hayatının son ayıdır. Bizler içinse "Kasım'da Aşk Başkadır" filmini bininci kez izlemek için bir sebeptir Kasım ayı.
Sweet November sanırım en klasik dramatik romantik filmlerden biridir. Hangi kadına sorsanız filmi düşündüklerinde tekrar gözleri dolar. Ve filmi her izleyişlerinde ağlarlar. Tabii ki ben de onlardan biriyim. Eğer hala izlememiş olanlar varsa aramızda öncelikle biraz anlatayım.Nelson Moss bir sürü farklı Hollywood filminde izlediğiniz işkolik ve materyalist bir adamdır. Mükemmel kız arkadaşı ve mükemmel işiyle hayatının sorunsuz olduğu düşünür. Hani bir şeyin varlığını bilmeden onun yokluğunu hissedemezsiniz ya. Öyle yani. Sara Deever ise Nelson'ın neredeyse tam tersidir. Hayatı sadece duygularıyla yaşar. Fazla para kazanmaya başladığı için de şirketini bırakmış. Günlerini üzerinde test yapılan hayvanlara ve problemli erkeklere yardım ederek geçirir. Her birine birer ay. "İşe yarayacak kadar uzun ama sorun çıkmayacak kadar kısa. Aslında Sara iki yakın arkadaşı dışında kurtardığı köpeklerin bile yanında kalmasına izin vermez. Sara'nın hasta olduğu gerçeği onun hakkında bilmeniz gereken en önemli şey değil. Ama onun nasıl bir insan olduğunu anlamanız için çok önemli bir ayrıntı. Sara da iyi anılar toplamak istiyor. Daha da önemlisi iyi anılar dağıtmak. Belki de bu şekilde ölümsüzleşmek istiyor. Hayatına girdiği adamların hiçbirinin onu hasta olarak hatırlamasını istemiyor. Onu güzel ve mutlu hatırlayarak dünyada kalmak istiyor.
Ve sonra Kasım'la tanışıyor. Yani Nelson'la. Ve sevgilisini ve işini yeni kaybetmiş Nelson bir şekilde bu "çılgın" teklifi kabul ediyor.Sonrasında olanları tahmin edebilirsiniz. Sara, Nelson'ın da kendisini hasta hatırlamasını istemiyor ve kendisine bakmasına izin vermiyor. İyi anılar biriktirmeyi daha önceki yazımda da söylemiştim. Ama bu durum çok farklı. Siz olsaydınız ne yapardınız? Son zamanlarınızın hepsini onunla mı değerlendirirdiniz yoksa aklınızdaki güzel anıları hatırlayıp onun da sizi o halinizle hatırlamasını mı isterdiniz? Seçim yapmak çok zor.
Size "Kasımda Aşk Başkadır"ı ne zaman izleyeceğinizi söyleyemem. Çünkü siz hangi ruh halinde olursanız olun önce ağlayacak, bir süre etkisinden kurtulamayacak en sonunda ne kadar kaldığını bilmediğiniz hayatınızı en iyi şekilde değerlendirmeye karar vereceksiniz.
Her ayınız tatlı bir Kasım gibi olsun...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)



0 Reactions to this post
Add CommentYorum Gönder